Menu

Rusya-Türkiye İlişkilerinin Daha Güçlü bir Temele İhtiyacı Var

Rusya-Türkiye ilişkileri her zaman ihtilaflı olmuştur ve öyle olmaya olmaya devam edecektir. Her iki ülke için de, ilişkinin muhteviyatı fazlasıyla duygusallık, mitoloji, önyargı, geçmişin düzeltilmesi zor vesayeti ve bazen de geleceğe yönelik gerçekçi olmayan umutlar içerdiğinden özel bir ilişki niteliğindedir. Bu nedenle bardağın yarısı, kişinin nasıl baktığıyla ve bardağı doldurmaya mı boşaltmaya mı çalıştığıyla doğru orantılı olarak boş, yarısı ise dolu kalmaktadır.

Son birkaç senede bile bu ilişki büyük iniş ve çıkışlar, işbirliğinden çatışmaya ve sonra tekrar işbirliğine yönelik ani U-dönüşleri tecrübe etti. 2015-2016 krizi, kısa da olsa, iki ülkeyi birbirine bağlayan kendine mahsus bağlantıların kırılganlığını ve direncini de göstermiş oldu. Şüphesiz, önümüzdeki yıllarda Rusya-Türkiye ilişkilerinde bugünden tahmin edemeyeceğimiz sürpriz gelişmeler yaşanacaktır. Ancak, bu ilişkinin gözlemlenebilen gelecekte sabit kalabilecek birtakım özellikleri mevcuttur.

Bunlardan birincisi, Moskova-Ankara arasındaki ilişkilerin her iki taraf için de önemli kalmaya devam edeceğidir. Rusya ve Ankara, bir yandan ticaret, yatırım, enerji ve inşaatı da içeren geniş ve muhtelif ikili bağları bulunan öte yandan da dinamik sosyal, insani ve kültürel etkileşimi olan komşulardır. Dahası, her iki ülke fırsatları ve zorlukları aynı anda barındıran çok geniş bir ortak sınıra sahiptirler. Her iki ülke de Avrasya’da özel bir statüsü bulunduğu iddiasıyla kendini ne tam olarak Avrupalı ne de Asyalı bir devlet olarak dünya siyasetinde nevi şahsına münhasır bir konuma sokmaktadır. Bu yüzden, her iki devlet için de birbirinden uzaklaştıklarını ya da ikili menfaatlerinin azaldığını tahayyül etmek zordur.

MAKALENİN DEVAMINI DERGİMİZE ABONE OLARAK OKUYA BİLİRSİNİZ...

Andrey KORTUNOV
Genel Direktör, Rus Uluslararası İlişkiler Konseyi

Go Back

Bu yazı için yorumlar devre dışı bırakıldı.