Menu

Lozan Sürecinde Unutulan Vatan Toprağı: Süleymaniye

Musul-Kerkük, Misak-ı Milli sınırlarına dahil olup başta Kut’ul-Amare savaşları olmak üzere Türkiye’nin selefi olarak Osmanlı’nın bölgedeki çatışmalarda önemli galibiyetler elde ettiği halde Lozan sürecinde yaşananlardan sonra Türkiye’den koparılmıştır. Başta Güneydoğu’daki isyanların kışkırtılması ve bölge petrollerinden gelir aktarılması gibi bir bakıma İngilizlerin havuç-sopa taktikleriyle Musul-Kerkük kaybedilmiştir. Bununla beraber Lozan sonrasına bırakılan nihai uzlaşma (1926 Ankara Sözleşmesi) gereği Türkiye’nin bölgedeki bir anlamda garantörlük statüsü, yani Türkiye’nin izni olmadan Musul-Kerkük’ün statüsünün değişmezliği kesindir. Bu makalede ise Lozan görüşmelerinin başında Türkiye’ye verilmesi teklif edilen ve nihai mutabakatta Irak yönetiminde kalan Süleymaniye’den bahsedilecektir.

Diplomatik müzakerelerin başlangıcında taraflar kendi isteklerini en yüksek dereceden dile getirirken karşı tarafa en azını bırakmayı hedeflerler. Özellikle güçlü/galip taraf, kendi çıkarını maksimize eden bir öneriyle masaya gelir. Karşı tarafın müzakere yeteneği, gücü, muhtemel isyan veya yeni bir savaş alternatifleri ile diğer hususlar da dikkate alınır ve kıran kırana müzakere edilir. Genellikle güçlü taraf başlangıçtaki önerisinden bir miktar taviz vererek uzlaşma yoluna gidilir. Güçlülük derecesine göre ilk önerisi olduğu gibi kabul edilebilir de. Ancak müzakerelerin başlangıcında Türkiye’ye bırakılması teklif edildiği halde ilerleyen süreçte unutulan Süleymaniye konusu pek bilinmeyen örneklerdendir.

MAKALENİN DEVAMINI DERGİMİZE ABONE OLARAK OKUYA BİLİRSİNİZ...

Alaeddin YALÇINKAYA
Prof. Dr., Marmara Üniversitesi, Siyasal Bilgiler 
Fakültesi / Uluslararası İlişkiler Bölümü

Go Back

Bu yazı için yorumlar devre dışı bırakıldı.