Menu

Kudüs’teki Huzursuzluk Üçüncü İntifada’ya yol açabilir

Filistinliler, Doğu Kudüs’ü Filistin egemenliği altında, gelecekteki devletlerinin başkenti olarak görürken, İsrail her daim birleşik bir Kudüs’ü, kendi egemenliği altında, ebedi bir başkent olarak görmekte ısrarcıdır. Gerçekler ise şehrin, iki topluluk arasında net bir sınır ile birleşik bir şehir olmaktan çok uzak olduğunu gösteriyor.

Müslümanlar tarafından Harem-i Şerif olarak bilinen ibadet yeriyle ilgili son krizi bitirmek amacıyla, İsrail ile Ürdün arasında yapılan anlaşmanın, uzun vadeli sakinlik ve istikrarı garanti edeceği çıkarımında bulunmak pek akıllıca olmaz. Tam tersi, krizi başlatan olaylar olan iki İsrail polisinin Lions Kapısı’nda üç İsrailli Filistinli militan tarafından vurularak öldürülmesi, Kudüs’teki durumun ne kadar kırılgan ve dengesiz olduğunu gösterdi. Son üç yıldır sıklıkla, aralıklarla da olsa, bıçak intifadası olarak bilinen, bıçaklama ve otomobil saldırıları gerçekleşmektedir. Bu saldırılar, organizasyonsuz bir şekilde, gençler tarafından gerçekleştirilmiş ve bu yüzden bu saldırılar, yaşadıkları koşullar dolayısıyla birçok genç Filistinlinin umutsuzluğu ve öfkesi olarak yorumlanabilir.

MAKALENİN DEVAMINI DERGİMİZE ABONE OLARAK OKUYA BİLİRSİNİZ...

Yossi MEKENBERG
Prof.,Londra Regent Üniversitesi Uluslararası İlişkiler ve Sosyal Bilimler Program Direktörü, Chatham House Uzman Araştırmacı

Go Back

Bu yazı için yorumlar devre dışı bırakıldı.