Menu

Brüksel’den Varna’ya Türkiye-AB İlişkilerinin Güncel Seyri

Brüksel’in Türkiye’ye yönelik tutumunda giderek etkisi artan Avrupa Parlamentosu (AP)’nun, Suriye’deki gelişmeler kapsamında hazırladığı 15 Mart 2018 tarihli karar metni, Suriye’nin kuzeyinde yürüttüğü Zeytin Dalı Harekatı’na da yer vermesinden dolayı Türkiye tarafından yakından incelendi. Her ne kadar karar doğrudan Türkiye’nin terörle mücadele kapsamında yürüttüğü harekatla ilgili olmayıp, AB’nin Suriye iç savaş karşısındaki etkinliğini ve netliğini arttırma çabasının bir yansıması olsa da, Afrin ve Zeytin Dalı Harekatı ile ilgili eleştirel maddeleri içermesi Türkiye’nin tepkisini çekti. Türkiye ile AB arasında üyelik müzakerelerinin başlamasının ardından Türkiye’ye yönelik olumlu bir tutum sergilemeyen AP, bu özelliğiyle diğer AB kurumlarından farklı bir profili hep yansıttı. Bir başka deyişle, AB Konseyi ve Komisyonu ile bunların alt birimlerinde Türkiye’ye yönelik sergilenen diplomatik tutum ve davranışlar, AP çatısı altında yerini sert ve aşırı söylemlere bırakabildi.

Bürokrasinin yumuşak tavrı AP’yi adeta siyasetin katılığından ve çeşitli çıkar ve baskı gruplarının etkisinden kaynaklı olarak Türkiye ile ilişkiler kapsamında Konsey ve Komisyon’dan ayrı bir kulvara sevk etti. Bu durum elbette bürokratik kurumların sert tutuma sahip olmadığı ya da olamayacağı gibi bir sonucu doğurmaz, fakat politize olmuş konuların bürokratik kurumlarda farklı, siyasi temsil kurumlarında farklı ele alınması gerçeğini de besler. Nasıl ulusal parlamentolarda siyasetin sol, merkez ve sağ çizgisinde yer alan partilerin temsilcileri farklı düşünceleri yansıtıyorsa, radikal partiler dahi temsil edilebiliyorsa, AP içinde de bu farklılıklar ulusaldan ulusüstü düzeye geçiş ve dolayısıyla üst düzeyde bir temsil yeteneğine kavuşabiliyor. Dolayısıyla ulusüstü temsilde politizasyon bürokratik kurumlara nazaran çok daha fazla hissedilebiliyor. Böylece de Konsey ve Komisyon gibi bürokratik kurumlarda Türkiye ile ilgili daha yapıcı bir tutum sergilenebilirken, AP’de ilişkileri yıkıcı bir ortam oluşabiliyor. Son karar da bunun bir yansıması olarak değerlendirilebilir.

MAKALENİN DEVAMINI DERGİMİZE ABONE OLARAK OKUYA BİLİRSİNİZ...

Sezgin MERCAN
Yrd. Doç. Dr., Başkent Üniversitesi, Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi

Go Back

Bu yazı için yorumlar devre dışı bırakıldı.