Menu

Herkese Kazandıracak Bir Doğal Gaz Boru Hattı

1991 senesinde Sovyetler Birliği’nden bağımsızlığını kazanan üç Güney Kafkasya ülkesinden birisi olan Azerbaycan, elinde bulundurduğu zengin hidrokarbon kaynaklarından ötürü sadece bölge ülkelerince değil aynı zamanda bölge dışındaki ülkelerinde yakından izlediği bir bölge olagelmiştir. Azerbaycan, ekonomisi açısından hayati önemde bulunan bu kaynakların ihracatından gelir sağlamaya dönük bir politikayı rahmetli devlet başkanı Haydar Aliyev döneminden beridir kararlılıkla sürdürmektedir. 1994 senesinde uluslararası petrol firmaları ile Azerbaycan petrolünün çıkartılıp Rusya’ya alternatif bir rotayla önce Türkiye’ye daha sonrasında da tankerlerle Avrupa piyasasına taşınması öngören Asrın Anlaşması bu süreci başlatmıştır. Bu anlaşmayı müteakiben öncelikli olarak ikibinli yılların başında Azerbaycan petrolü, Bakü-Tiflis-Ceyhan Ham Petrol Boru Hattı ile dünya piyasalarına taşınmaya başlanmıştır. Ardından Şah Deniz Şirketler Birliği’nin önderliğinde Azerbaycan’ın Şah Deniz Bölgesi’ndeki zengin doğalgaz kaynaklarının Gürcistan ve Türkiye üzerinden boru hatları ile taşınmasını öngören 6,6 milyar metreküp kapasiteli Bakü-Tiflis-Erzurum (BTE - Güney Kafkasya Doğalgaz Boru Hattı) ve Nabucco Projeleri geliştirilmiştir. 2006 ve 2009 yıllarında Rusya-Ukrayna arasında yaşanan doğalgaz kesinti krizlerinden ötürü Avrupa enerji güvenliğine önemli katkıda bulunması öngörülen senede 31 milyar metreküplük Nabucco ise özellikle tedarikçi ülkeler bağlamında yaşanan sıkıntılar nedeniyle hayata geçirilemeyecekti. Daha sonrasında Avrupa Birliği, Azerbaycan ve Türkiye arasında Bakü’nün Şah Deniz 2 Doğalgaz Sahası’ndaki rezervlerinin Batı piyasalarına taşınmasını hedefleyen yeni bir girişim olarak Güney Gaz Koridoru’nun (GGK) geliştirilip devreye alınmasına yönelik çalışmalara ağırlık verilmiştir. 2009-2010 döneminde Türkiye ile Azerbaycan arasında hem doğalgaz alım-satım fiyatı konusunda hem de Türkiye’nin Ermenistan ile yakınlaşma politikasından ötürü yaşanan anlaşmazlıklara rağmen 2010 senesinin sonuna doğru Ankara ve Bakü arasında bu konularda uzlaşma sağlanmasının neticesinde GGK Girişimi’ne hızlandırılmıştır. Azerbaycan açısından talep güvenliği ve hem AB hem de Türkiye bakımından tedarik güvenliği çerçevesinde son derece stratejik önem atfedilen GGK, Anadolu Geçişli Doğalgaz Boru Hattı (TANAP) ve Adriyatik Geçişli Doğalgaz Boru Hattı’ndan (TAP) oluşmaktadır. 1 trilyon metreküpten fazla doğalgaz rezervine sahip Şah Deniz 2 Sahası’ndan öncelikli olarak senede 16 milyar metreküp, daha sonrasında ise kapasite artışıyla yılda toplam 31 milyar metreküp doğalgazın sadece Türkiye’ye değil aynı zamanda Avrupa piyasalarına taşınması planlanmaktadır.

Başlangıç aşamasında Türkiye için tasarlanan 6 milyar metreküp doğalgaz transferi 30 Haziran 2018 itibariyle başlamıştır. 30 Kasım 2019 tarihinde ise hattan Yunanistan’a yönelik doğalgaz akışı başlatılmıştır. 2020 senesinde Avrupa’ya doğalgaz iletecek senede 10 milyar metreküp hacimli TAP’ın tam kapasite ile devreye alınması öngörülmektedir. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 30 Kasım 2019 tarihindeki törende yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullanmıştır: “TANAP, ülkemizin barışçıl vizyonunun en somut nişanesidir. TANAP’ta 7,5 senelik uzun ve meşakkatli süreci başarı ile tamamladık. Bu adımları atarken bunun bir barış projesi olduğunu vurgulamam lazım. TANAP ülkelerimiz arasındaki köklü dostluğun ve barışın sembolüdür”.

MAKALENİN DEVAMINI DERGİMİZE ABONE OLARAK OKUYA BİLİRSİNİZ...

Sina KISACIK
Dr., İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 
Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü

Go Back

Bu yazı için yorumlar devre dışı bırakıldı.