Menu

Merkez Bankasından Para Politikasında Sadeleşme Adımı

Türk Lirasının Amerikan Dolarına karşı yıl başından bu yana yaklaşık yüzde 20’ye yakın değer kaybetmesi sonrası Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) para politikasında önemli değişiklikler yaptığı görülmektedir. Şüphesiz, TCMB’nin temel amacı fiyat istikrarını korumak olduğundan fiyat istikrarının bozulmaya başlaması TCMB’nin daha aktif bir şekilde rol almasına neden olmaktadır. Özellikle, Liranın yabancı para birimlerine karşı değer kaybetmesi enflasyon ve enflasyon beklentilerinin bozulmasında etkili olmaktadır. Türkiye daha çok ara mal ithalatı gerçekleştiren ülke konumunda yer aldığından TL’nin değer kaybıyla birlikte ithal malları yükselmekte ve bu durum da enflasyon oranının yükselmesinde etkili olmaktadır. Burada kısıtlı bir şekilde ifade edilmeye çalışılan bu durum iktisat teorisinde “döviz kurunun enflasyona geçişkenliği” olarak adlandırılmaktadır. TL’nin de değer kaybetmesiyle birlikte önümüzdeki aylarda kurun enflasyona geçiş etkisini önemli ölçüde hissedilecek gibi görünmektedir.

Yeniden Politika Faiz Oranına Dönüş

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası da fiyatlama davranışlarının değişmeye başladığını görmesi sonrası bir dizi önlemler almıştır. İlk önce zorunlu karşılık aracını kullanan TCMB, bu hamlenin yetersiz gelmesiyle birlikte 23 Mayıs 2018 tarihinde ara bir Para politikası Toplantısı yaparak Geç Likidite Penceresi faiz oranını yüzde 16.5 seviyesine yükseltti. TCMB’nin aldığı bu karar sonrası döviz kurlarında yaşanan oynaklığın önemli ölçüde azaldığını gördük.

MAKALENİN DEVAMINI DERGİMİZE ABONE OLARAK OKUYA BİLİRSİNİZ...

Kutay GÖZGÖR
Nişantaşı Üniversitesi Öğretim Görevlisi

Go Back

Bu yazı için yorumlar devre dışı bırakıldı.