Menu

Değerli Stratejist Okurları

Dergimizin yirmi birinci sayısı ile karşınızda olmanın mutluluğunu yaşamaktayız.

Nisan sayımızı geniş bir perspektifle ele aldığımızda, uluslararası sistemin dinamik bir şekilde dönüşüm süreci ve küresel sahnedeki aktör çeşitliliğinin uluslararası krizlere olan etkisi üzerinde durulmuştur. Bilindiği üzere, dünyanın yaşayan en büyük savunma örgütü olan NATO bu ay 70. yıl dönümünü görkemli bir şekilde kutlamıştır. Dergimizin bu sayısında NATO alanında uzman isimler tarafından kuruluşundan itibaren işleyiş mekanizması ve küresel ölçekte yaşanan olaylara olan yansıması detaylı bir şekilde analiz edilmiştir. Diğer taraftan uluslararası konjonktür içerisinde yaşanan siyasi, askeri ve ekonomik son gelişmeleri, dış politika ve savunma konularını alanında uzman isimler siz değerli okuyucularımız için kapsamlı bir şekilde analiz etmiştir.

BİLGESAM Başkanı Prof. Dr. Mustafa KİBAROĞLU, ‘’NATO’nun 70 Yılının Bir Muhasebesi: Nereden, Nereye?’’ adlı yazısında Soğuk Savaş döneminde Batı bloğunun güvenliğini maksimize etmesi maksadıyla Amerika Birleşik Devleti öncülüğünde kurulmuş ve günümüzde varlığını sürdüren dünyanın en güçlü askeri ve savunma örgütü olan NATO’nun dünü, bugünü ve yarınını detaylı bir şekilde analiz etmiştir.

BİLGESAM Başkan Yardımcısı Prof. Dr Nurşin ATEŞOĞLU GÜNEY, ‘’ABD’nin Golan Tepeleri Kararı Neden Şimdi Alındı?’’ adlı yazısında uluslararası sistemin oyun kurucu aktörü olan Washington yönetiminin Golan Tepeleri kararı ile hem uluslararası hukuku göz ardı etmesini hem de küresel camiayı İsrail devletinin güvenliğini sağlamak amacıyla karşısına almasının nedenlerini analiz etmiştir.

Dergimizin editörlerinden Sibel Karabel Prof. Dr. Emre ALKİN ile Küresel Ekonomi-Politik Gelişmeler üzerine bir söyleşi gerçekleştirmiştir. Sayın Alkin, Türkiye’nin ekonomik sorunlarını belirterek çözüm önerilerinde bulunmaktadır. ABD ve Çin arasındaki ticaret savaşlarının küresel ekonomiye etkileri ve Avrupa bölgesinde son dönemlerde hızla yükselen popülizm ile ilgili önemli değerlendirmelerde de bulunmuştur.

BİLGESAM Dış Politika ve Güvenlik Uzmanı Dr. Elnur İSMAYIL, ‘’NATO-Rusya Gerilimi: İşbirliği ve Güvensizlik’’ adlı yazısında NATO ve Rusya arasındaki ilişkinin her iki taraf için her zaman güvenlik algısı oluşturduğunu vurgulamıştır. Soğuk Savaş sonrası ABD güdümündeki NATO’nun eski Sovyet ülkelerindeki genişleme stratejileri nedeniyle iki güç arasında meydana getirdiği sorunları ve geçtiğimiz yıllarda yaşanan Kırım krizinin günümüze yansıyan etkilerini analiz etmiştir.

BİLGESAM Orta Doğu ve Güvenlik Uzmanı Ali Semin, ‘’Libya Örneği Üzerinden NATO’yu Okumak’’ adlı yazısında Ortadoğu coğrafyasının zengin enerji kaynakları ve verimli topraklara sahip olması münasebetiyle yüzyıllardır küresel aktörlerin ilgi odağı olması ve bölgede cereyan eden halk ayaklanmalarının NATO ve diğer güçler tarafından şekillendirildiği üzerinde durmuştur. Sayın Semin, Arap baharı sürecinin Libya’ya sıçramasıyla birlikte Kaddafi hükümetine karşı çıkan ayaklanmaların oluşma sürecini ve dış aktörlerin ülkedeki etkilerini analiz etmiştir.

İstanbul Bilgi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ayhan Kaya, ‘’AB – Türkiye İlişkilerinin Bugünü: Evrensel Değerler Yerine Karşılıklı Çıkarlara Yapılan Vurgu’’ adlı yazısında Türkiye ile AB arasındaki ilişkinin gelişimini tarihsel bir perspektifle ele almış ve Türkiye’nin iç siyasetinde yaşanan dönemsel dalgalanmaların Avrupa Birliği ile olan ilişkisine etkilerini incelemiştir. Diğer taraftan, Avrupa’da son dönemler de hızlı bir şekilde yükselen sağ akımın Türkiye’nin üyelik sürecine olan etkilerini kaleme almıştır.

Prof. Dr. Ghadir GOLKARİAN, ‘’Arap Devletlerinin Suriye’ye Farklı Yaklaşımları ve İran Denklemi’’ adlı yazısında Washington yönetiminin askeri kuvvetlerini Suriye’den çekmesinden sonra Arap dünyasının aktörleri olan Mısır, Suudi Arabistan, Bahreyn ve BAE’nin Suriye’deki siyasi merkezlerini arama süreçlerini değerlendirmiş ve bölgesel aktörler olan Türkiye ve İran’ın Suriye krizi üzerine politikalarını analiz etmiştir.

Savunma Sanayi Araştırmacısı, Hakan Kılıç, ‘’Kore Yarımada’sındaki Gerilimin Kaynağı İki Komşu ve Japonya’’ adlı yazısında Nükleer Silahları Önleme Anlaşmasına imza atmasına rağmen Pyongyang yönetiminin nükleer kapasitesini geliştirme ve bu silahları test etme süreçlerini belirtmiş ve kıtanın diğer önemli aktörleri olan Güney Kore ve Japonya ile gerilen ilişkilerini kaleme almıştır.

Keyifli Okumalar…

Dr. Elnur İSMAYIL

Go Back

Bu yazı için yorumlar devre dışı bırakıldı.