Menu

Türkiye-İsrail İlişkilerinde Yeni Dönem

2011 yılından itibaren Orta Doğu ve Kuzey Afrika (ODKA)’da yaşanmaya başlayan Arap Uyanışı ve onun yarattığı çalkantılar tüm dünyanın gözlerinin yeniden bu bölgeye çevrilmesine sebep oldu. Tarih boyunca uygarlıkların doğup geliştiği ve yayıldığı yer olarak bilinen Doğu Akdeniz ODKA’daki yeni dengelerin oluşmaya başladığı bir odak noktası olarak dikkatleri üzerine topladı. Yeni dengeleri etkileyen en önemli gelişmeyi de Suriye’de başlayan ve bir türlü önü alınamayan, giderek uluslararası kamuoyunun en önemli güvenlik endişelerinden biri haline gelen karmaşa oluşturuyor.

Suriye’nin Arap ülkesi olmayan iki komşusu bulunuyor: kuzeyinde Türkiye, güneyinde ise İsrail. 2010 yılında yaşanan Mavi Marmara trajedisi olmasaydı ve Türkiye ile İsrail arasındaki ikili ilişkiler bu olaydan etkilenerek ciddi bir durgunluk geçirmeseydi, Suriye meselesinin çözümüne yönelik çabalarda belki de farklı bir gelişme yaşanabilirdi. Zira Türkiye on yıl kadar önce bölgenin sorunlarının çözümünde aktif rol alan ve bu sorunların tarafları olan aktörlerin birbirleriyle görüşmelerine yardımcı olan etkili bir kolaylaştırıcı konumuna sahipti. 2008 yılında Türkiye bu rolü İsrail ile Suriye arasındaki görüşmelerin kolaylaştırılması için de üstlenmiş ve İstanbul’da bu iki ülke yetkilileri arasında gerçekleşen bir dizi görüşmeye de ev sahipliği yapmıştı. Gelişmeler tarihin akışını başka yöne çevirdi. Önce Türkiye-İsrail ilişkileri bozuldu, ardından ODKA bölgesi çalkantılara teslim oldu.

MAKALENİN DEVAMINI DERGİMİZE ABONE OLARAK OKUYA BİLİRSİNİZ...

Ahmet Ünal ÇEVİKÖZ
E. Büyükelçi, BİLGESAM Bilge Adamlar Kurul Üyesi

Go Back

Bu yazı için yorumlar devre dışı bırakıldı.