Menu

Suriye Kuzeyinin PKK’nın Dönüşümüne Etkisi

PKK 1984 yılında kurulduğunda kendini MarksistLeninist bir ideolojiye sahip, Türkiye, Irak, İran ve Suriye’nin belirli bölgelerinden oluşan ‘Bağımsız Birleşik Kürt Devleti’ni kurmak amacında, bunun için de bütün Kürt halkının askeri ve siyasi şekilde dahil olduğu, Maocu Halk Savaşı Teorisine göre şekillendirilmiş gerilla savaşı yürüten kırsal bir direniş hareketi olarak tahayyül etti. Bu vizyonda temel hedef belli bir toprak parçasında ‘devlet otoritesi’ tesisi idi. Ancak, 2012 yılından başlayarak PKK bu toprak merkezli (territorial) vizyondan vazgeçerek, Abdullah Öcalan’ın Türkiye, Irak, İran ve Suriye’nin siyasi sınırlarına saygı duyarak Kürtlerin kitlesel hak taleplerine cevap vereceğini düşündüğü ‘demokratik özyönetim’ gibi, post-materyal kavramları dillendirmeye başladı. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) ve Türk mahkemelerine verilen savunma metinlerinde Öcalan erken modernitenin demokrasi anlayışına yakın, mevcut siyasi sınırlara saygı duyan ve ‘yerel halkların’ açık konseyler, yerel meclisler vedaha büyük kongreler şeklinde organize edilmiş ‘özyönetimi’ şeklinde özetlenebilecek devlet-altı ve toprak merkezli olmayan bir ideolojiye kaymıştı. 2014 Eylül-Aralık’ta DEAŞ’a karşı ‘Kobane direnişi’ ile PKK’nın Öcalan’ın ‘demokratik özyönetim’ anlayışı ve Amerikalı anarşişt Morray Bookchin’in düşüncelerinin kombinasyonu olan devlet altı bir ‘özgürlükçü yerel yönetim’ rüyalarından erken dönem ideolojisi olan toprak kazanımı ve genişleme hedefne geri döndüğünü görüyoruz. PKK’nın ideolojik terminolojisi içerisinde ‘devletleştirme pratiği’ olarak tanımladığı bu dönüş aynı zamanda terör örgütü PKK’nın post-materyal değerlerden genel olarak devlet, toprak kontrolü, güvenlik ve istikrar ile alakalı düşünülen geleneksel materyalist düşüncelere geri dönmesi anlamına geliyor.

MAKALENİN DEVAMINI DERGİMİZE ABONE OLARAK OKUYA BİLİRSİNİZ...

Metin GÜRCAN
Dr., Güvenlik Araştırmacısı.

Go Back

Bu yazı için yorumlar devre dışı bırakıldı.