Menu

Suriye’de “Güvenli Bölge” Tartışması

Bu yazımızda, son dönemde Türkiye’de ve uluslararası kamuoyunda yer alan, Suriye’nin kuzeydoğusunda, Türkiye sınırları boyunca, 20 mil (32 km) derinliğinde bir “güvenli bölge” oluşturulması tartışmalarının ışığında: konunun siyasi, askeri, hukuki, ekonomik ve toplumsal boyutlarını ele alarak, Türkiye açısından bir değerlendirme yapmaya çalışacağız.

Suriye’de “Güvenli Bölge” Oluşturulması İhtiyacı Nereden Doğdu?

Aralık 2010’da Tunus’ta fitili ateşlenen, Ortadoğu bölgesini bir uçtan diğerine kasıp kavuran, onlarca yıllık diktatörlükleri kökünden sökerek yıkılmasına yol açan, “Arap Baharı” süreci Mart 2011’de Suriye’deki Esad hanedanlığını da derinden sarsmaya başladı.

Gelişen olaylar sebebiyle, resmi söylemlerde “iç savaş” olarak nitelense de, ülke içinden olduğu kadar, ülke, hatta bölge dışından “yabancı savaşçılar” olarak tanımlanan unsurların da katılmalarıyla son dokuz yıldır Suriye topraklarında çözüm bulunması zor güvenlik sorunları yaşanmaktadır.

Her gün yaşanan insanlık dramları yanı sıra, gerek askeri güvenlik boyutuyla, gerek ekonomik, mali ve toplumsal boyutlarıyla, Suriye’de olan biten her ne varsa, diğer ülkelerden çok daha fazla Türkiye’yi etkilemektedir demek yanlış olmayacaktır.

MAKALENİN DEVAMINI DERGİMİZE ABONE OLARAK OKUYA BİLİRSİNİZ...

Mustafa KİBAROĞLU
Prof. Dr., BİLGESAM Başkanı, MEF Üniversitesi,
Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü

Go Back

Bu yazı için yorumlar devre dışı bırakıldı.