Menu

Rusya ve Ukrayna Arasında Patrikhane Krizi

Soğuk Savaşın bitiminin otuzuncu yılına yaklaştığımız şu günlerde uluslararası politika yeni sorunlar çerçevesinde yeni güç mücadelelerine sahne olmaktadır. Eski Sovyet coğrafyasındaki alana hâkim olmak isteyen ve bu bölgedeki ülkelerin dış politikalarının kendine yakın olması yönünde politikalar üreten Rusya bu güç mücadelelerinin en temel aktörlerinden birisidir. 2008 yılında Gürcistan’ı “hizaya sokma” çabasından sonra Ukrayna’nın Avrupa Birliği’ne yakınlaşma çabalarından rahatsız olan Rusya bu durumu sürdürdüğü güç odaklı dış politikaya tehdit olarak yorumlamıştır. Ukrayna’da AB taraftarları ile Rus yanlısı hükümet arasında çıkan anlaşmazlıklar nedeniyle gerçekleşen gösterilerin ardından yaşanan sorunlar ve Rusya’nın Kırım’ı kendi topraklarına katması bölgedeki sorunları artırmıştır.

Kırım’ın ilhakının ardından Ukrayna’nın doğusunda yaşanan sıcak çatışmalar binlerce kişinin ölmesine, binlercesinin de yaralanmasına ve yaşadıkları yerleri terk etmelerine sebep olmuştur. Özellikle Rus nüfusun ağırlıklı olarak yaşadığı Donetsk’te Kiev yönetiminden bağımsız olarak “Donetsk Halk Cumhuriyeti’nin” ilan edilmesi olayları tırmandırmıştır. Kırım’ın ilhakıyla birlikte Kırım limanını da kaybeden Ukrayna, doğudaki çatışmalar yüzünden bu bölgedeki endüstriyel merkezlerini de kaybetme riskiyle karşı karşıyadır. Ülkedeki bu istikrarsız ortam bir yandan Ukrayna’nın egemenliğini ve toprak bütünlüğünü tehdit ederek barışı zedelemekte diğer yandan ülkenin yaşadığı sorunlarla mücadele etmesini sağlayacak düzenlemelerin yapılmasını engellemektedir. Uyguladığı politikalarla Ukrayna’nın kendi yörüngesinde kalmasını sağlamaya çalışan Rusya, AB ve NATO’nun Ukrayna ile yakınlaşma çabalarını kendisine tehdit olarak algılamaktadır. Bu bağlamda Ukrayna’nın bulunduğu jeo-stratejik konum büyük bir önem taşımakta, aslında bütün sorunların temel sebebi olarak karşımıza çıkmaktadır.

Ukrayna Avrupa güvenliği açısından gerek Rus doğal gazının Avrupa’ya taşınmasındaki enerji hatlarını içermesi gerekse Rusya’nın Karadeniz’e çıkış noktası olması sebebiyle çok önemli bir konuma sahiptir. Ülkenin herhangi bir güç merkezinin etkisi altına girmeden barış ve istikrar içinde hem AB ve NATO ülkeleriyle hem de Rusya ile dengeli ilişkiler yürütebilmesi büyük bir önem taşımaktadır.

MAKALENİN DEVAMINI DERGİMİZE ABONE OLARAK OKUYA BİLİRSİNİZ...

Nurgül BEKAR
Dr., Kastamonu Üniversitesi, İİBF Uluslararası İlişkiler

Go Back

Bu yazı için yorumlar devre dışı bırakıldı.