Menu

Paris, Siber Alandaki Güç Mücadelesinde ‘Ben de Varım’ Diyor

Kara, hava deniz ve uzaydan sonra siber uzayı bir muharebe alanı olarak kabul edip, çıkarlarını korumak ve diğer devletlere siber alanda da üstünlük sağlamaya yönelik strateji üreten devletlerin sayısı her geçen yıl artıyor. Finansal kazanç elde etmek isteyen siber çeteleri engellemek veya macera peşindeki hackerları durdurmak gibi konular, hükümetlerin siber politikalarındaki öncelik sırasını ofansif karaktere sahip daha stratejik hedeflere bırakıyor.

ABD, Rusya ve Çin gibi fiziksel dünyanın süper güçleri, bu yeni muharebe alanına da ‘üst düzey aktörler’ olarak katılsa da konvansiyonel muharebe alanlarından farklı dinamiklere sahip olan siber alanda Estonya veya Kuzey Kore gibi sürpriz misafirler de ön saflarda kendine yer buluyor. Siber uzayda yetişmiş insan gücü, teknolojik kapasite gibi konvansiyonel güç çarpanlarının yanında ekonomik katkısı vazgeçilmez olan dijital bağımlılık stratejik bir zaaf haline gelebiliyor. Bu yüzden teknolojiden izole bir şekilde hayatta kalmaya çalışan ve yaptırımlarla boğuşan ‘zayıf’ devletler dahi siber alanda dünya devlerinin ekonomilerini sarsacak siber operasyonlara imza atabiliyor.

MAKALENİN DEVAMINI DERGİMİZE ABONE OLARAK OKUYA BİLİRSİNİZ...

Minhac ÇELİK
Siber Güvenlik Araştırmacısı

Go Back

Bu yazı için yorumlar devre dışı bırakıldı.