Menu

NATO-Rusya Gerilimi: İşbirliği ve Güvensizlik

Soğuk Savaş sonrası NATO-Rusya ilişkileri en gerilimli dönemi yaşamaktadır. Bu gerilimin ortaya çıkmasında temel sebep Kırım krizi ve Batılı devletler ve Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik takip ettikleri farklı stratejilerdir. Batılı devletler Ukrayna’nın Avrupa-Atlantik kurumlarına entegrasyonunu ve Kiev’de Batı yanlısı aktörlerin iktidara gelmesini amaçlamakta; Moskova ise Ukrayna’nın NATO’ya muhtemel üyeliğini ve AB ile yakınlaşmasını engellemeye çalışmakta, Kiev’in Batı ile geliştireceği güçlü ilişkilerin Rusya’nın siyasi ve ekonomik çıkarlarını tehdit edebileceğini değerlendirmektedir.

Varşova Paktı’nın ve Sovyetlerin yıkılması Soğuk Savaş sonrasında NATO-Rusya arasındaki askeri güç dengesini belirgin biçimde değiştirmiştir. NATO’nun en büyük rakibi ve Varşova Paktı’nın lideri SSCB’nin varisi olan Rusya, bu dönemde diğer eski sosyalist devletler gibi ittifakla ilişkiler kurmuştur. NATO ile Rusya arasında 1991’de kurulan ilişkiler 1994’de Moskova’nın Barış İçin Ortaklık programına katılmasıyla mesafe kaydetmiştir. Bu süreçte taraflar Barış İçin Ortaklık programı çerçevesindeki işbirliğini geliştirmek için anlaşmalar imzalamış, Yeltsin iktidarı askeri üs kurulmaması şartıyla Baltık ülkelerinin NATO’ya katılmasına karşı çıkmayacağını taahhüt etmiştir. Rusya 1995’de NATO’nun Bosna-Hersek’teki IFOR (Implementation Force) barış gücü tatbikatlarına bir askeri tugayla katılmış, Rus askerleri tatbikatta ABD, Türkiye, İskandinavya ve Polonya askerleri ile birlikte yer almıştır.

İttifakın 1997 Paris Zirve toplantısında NATO-Rusya arasında Müşterek İlişkiler, İşbirliği ve Güvenlik konularında anlaşmalar imzalanmış, taraflar birbirini düşman olarak görmediklerini beyan etmiş ve toplantıda Avrupa-Atlantik coğrafyasında kalıcı barışın sağlanması gerektiği ve bunun için işbirliğinin geliştirilmesinin önemi vurgulanmıştır. 2000’li yılların başlarında NATO-Rusya ilişkileri gelişme kaydetmiş, 11 Eylül sonrası konjonktürde ittifakın Roma Zirve toplantısında NATO-Rusya Konseyi kurulmuştur. NATO-Rusya Konseyi çerçevesinde taraflar arasında terörle mücadele başta olmak üzere askeri alanlardaki işbirliği ilerlemiş, Rusya’ya NATO üyeliği için müracaat etme yetkisi tanınmıştır. Ancak ilişkilerdeki bu olumlu gelişmelere rağmen taraflar arasında NATO’nun füze kalkanı projeleri ve doğuya doğru genişlemesi tartışmalara yol açmaya devam etmiştir. Rusya’nın bu dönemde ayrıca Baltık ülkeleri dışındaki eski Sovyet cumhuriyetlerinin NATO’ya entegrasyon sürecinden rahatsızlığını dile getirmeye başladığı gözlemlenmiştir.

MAKALENİN DEVAMINI DERGİMİZE ABONE OLARAK OKUYA BİLİRSİNİZ...

Elnur İSMAYIL
Dr., BİLGESAM Dış Politika ve Güvenlik Uzmanı

Go Back

Bu yazı için yorumlar devre dışı bırakıldı.