Menu

Lübnan ve Orta Doğu

Orta Doğu’nun hızlı değişen konjonktürü; Lübnan Başbakanı Saad Hariri’nin Suudi Arabistan’da bulunduğu bir sırada görevinden istifa etmesi aynı zamanda Hizbullah ve İran’a yönelttiği suçlamalar neticesinde bu istifaya Lübnan’dan gelen tepkilerle bir kez daha kendini göstermiştir. Hariri’nin ülkesine dönmekte gecikmesi ve yaptığı dış temaslar, Lübnan’a dönüşünde Cumhurbaşkanı Mişel Avn ile görüşmesinden sonra istifasını askıya alması bölgede dikkatlerin bir kez daha ülke üzerine çevrilmesine sebep olmuştur. Bu noktada endişelerin kaynağı Lübnan’ın dış müdahalelerle tekrar iç savaşa sürüklenebileceği kaygısıdır.

Lübnan Siyasi Tarihine Bir Bakış

Şunu da belirtmek gerekir ki; Lübnan’ın iç sorunları yeni olmamakla beraber ülkenin sorunlu bir siyasi geçmişi bulunmaktadır. Genç bir diplomatken, 1980-1982 yılları arasında, 2 sene Beyrut’ta Türkiye Büyükelçiliği’nde görev yaptım, bazı dönemlerde de geçici maslahatgüzar olarak Türkiye’yi temsil ettim. Bu yıllar Lübnan için çok zor bir dönemdi. Lübnan 1970’li yılların ortasında başlayan bir iç savaşın içindeydi. Lübnan’ı ve başkent Beyrut’u büyük tahribata uğratan iç savaşın yanında, 1982 yılında İsrail, Güney Lübnan’ı ve daha sonra Beyrut’u işgal etti. Bu dönemde Lübnan, İsrail ile Suriye arasındaki çatışmanın ve güç mücadelesinin yoğunlaştığı bir alandı. İsrail’in Beyrut’u işgali sırasında Batı Beyrut’ta bulunan büyükelçilik binalarımız tahrip oldu ve Büyükelçiliği tahliye ederek Doğu Beyrut’a geçmek durumunda kaldık.

 

 

MAKALENİN DEVAMINI DERGİMİZE ABONE OLARAK OKUYA BİLİRSİNİZ...

A. Oğuz  ÇELİKKOL
E. Büyükelçi, Dr., BİLGESAM Bilge Adamlar Kurul üyesi İstanbul Kültür Üniversitesi Öğretim Görevlisi

Go Back

Bu yazı için yorumlar devre dışı bırakıldı.