Menu

Güncel Gelişmeler Işığında İtalya-Avrupa Birliği ve Çin İlişkileri

İtalya, Akdeniz’de kıta Avrupası ile Orta Doğu ve Afrika arasında geçiş sağlayan 7600 kilometrelik kıyı sınırıyla jeostratejik öneme sahiptir. İtalya aynı zamanda bir Avrupa ülkesi olarak Avrupa Birliği (AB), NATO, Birleşmiş Milletler (BM) ve G7 üyesidir. Güncel ekonomik görünümü açısından bakıldığında; orta ölçekli bir kalibrede Avrupa’nın yedinci büyük ekonomisi olarak nitelendirilmektedir. Gerek coğrafi konumu gerek bağlı bulunduğu ittifak sistemleri hasebiyle uluslararası düzlemde stratejik öneme haiz olan İtalya, son dönemde Çin’e yönelik geliştirdiği politikalarıyla dikkatleri çekmektedir. Bir örneğini Xi Jinping’in 22-24 Mart 2019 tarihlerindeki Avrupa turu kapsamında yaptığı İtalya ziyareti sonrasında Çin’in ‘yüzyılın projesi’ bağlamında tanımladığı Kuşak ve Yol İnisiyatifi’ne resmi olarak katılımıyla gündeme getiren İtalya; bir yandan bağlı bulunduğu müttefiklik sistemlerinin (NATO, AB gibi) diğer yandan da ülke içi çeşitli siyasal yapıların eleştirilerine maruz kalmaktadır.

Bu çerçeveden değerlendirildiğinde; bir G7 ülkesi olan AB’nin kurucu üyelerinden İtalya’nın Kuşak ve Yol İnisiyatifi’ne katılması; Çin açısından diplomatik bir başarı olarak kabul edilebilir. Çin, özellikle 2000’li yıllardan itibaren Avrupa ile ilişkilerini derinleştiren ve giderek artan ivmeyle ABD’yi dengelemeye yönelik ‘ekonomik ekipmanlarını’başarıyla yöneten bir yaklaşım takip etmektedir. Bu analizde, AB üyesi olan İtalya’nın Çin ile ilişkilerinin kısa tarihçesi Avrupa Birliği’ne referansla özetlenecek, günümüzdeki devamlılık unsurları güncel İtalyan dış politika düsturları çerçevesinde irdelenecektir. Kuşak ve Yol İnisiyatifi’nin jeostratejik değerlendirmesi yapılarak İtalya’nın dâhil olmasının altındaki motivasyon incelenmektedir.

MAKALENİN DEVAMINI DERGİMİZE ABONE OLARAK OKUYA BİLİRSİNİZ...

Sibel KARABEL
BİLGESAM AB ve Asya-Pasifik Uzmanı

Go Back

Bu yazı için yorumlar devre dışı bırakıldı.