Menu

BM Göç Sözleşmesi: Küresel Gerçeklik Mi Yoksa Siyaset Mi Belirleyici Olacak?

Dünya genelinde son yılların en önemli gündem maddelerinin başında şüphesiz uluslararası göç geliyor. Artan hacmi ve değişen karakteriyle uluslararası göç, yeni ve etkin bir göç yöneti(şi)mi ihtiyacını, yalnızca son yıllarda düzensiz göçün büyük bir bölümünün hedefindeki Avrupa kıtası için değil dünya üzerindeki tüm ülkeler için dayatmış durumda. Söz konusu gerçekliğe binaen, Birleşmiş Milletler (BM) üyesi ülkeler, 2016 yılından bu yana küresel çapta göçü düzenlemeyi öngören bir sözleşme üzerinde çalışıyor.

Görünen o ki 2018 yılı da yine göç konusuna kilitlenmiş olarak son bulacak. Zira bu yazının kaleme alındığı sıralarda, BM ülkeleri, 10-11 Aralık tarihlerinde Marakeş’te gerçekleştirilecek olan hükümetlerarası konferans için hazır görünüyordu(!). 18 aylık bir çalışmanın ürünü olan Küresel Göç Sözleşmesi’nin (Global Compact) son hali Temmuz ayında verildi. Marekeş’teki toplantıda ise 34 sayfalık metnin BM üyeleri tarafından kabul edilip edilmeyeceği netleşmiş olacak. Metin, bağlayıcı nitelikte olmasa da göç konusunda anlaşmaya varılan ilk uluslararası sözleşme olma özelliğini taşıyor. Zira hâlihazırda göç hareketlerini düzenleyen küresel bir çerçeve bulunmuyor. 1951 tarihli Cenevre Sözleşmesi ile hukuki statüleri belirlenen mülteciler, bu duruma ilişkin yegâne istisna; fakat mülteciler de aslında dünya genelindeki 250 milyonluk uluslararası göçmen nüfusunun yalnızca küçük bir kesimini teşkil ediyor.

MAKALENİN DEVAMINI DERGİMİZE ABONE OLARAK OKUYA BİLİRSİNİZ...

Fatma YILMAZ ELMAS
Dr., Araştırmacı

Go Back

Bu yazı için yorumlar devre dışı bırakıldı.