Menu

Bağdat, Ankara ve Tahran Üçgeninde Kuzey Irak Referandumu

Orta Doğu’da özellikle son dönemdeki gelişmelerin, küresel ve bölgesel güçleri stratejilerini tekrar gözden geçirmeye yönelttiği söylenebilir. Bu çerçevede, Orta Doğu bölgesinin de tek aktörün baskın olduğu bir düzenden çok aktörlü bir düzleme doğru seyrettiğini belirtmek mümkündür. Nitekim Irak ve Suriye’de DAEŞ terör örgütünün alan hâkimiyetini kaybetmesi ve Kuzey Irak Kürt Yönetiminin 25 Eylül’de düzenlediği bağımsızlık referandumuyla birlikte Orta Doğu’da bugüne kadar belirmeyen konjonktürel ittifaklar da ortaya çıkmıştır. Bir yandan Astana görüşmelerinde Suriye’deki çatışmasız bölgeler bağlamında Ankara-Tahran ve Moskova’nın vardığı garantörlük anlaşması, öte yandan Barzani yönetiminin Kuzey Irak’ta düzenlediği referandum sonrası Ankara, Bağdat ve Tahran hattındaki anlaşmalar Orta Doğu’daki dengelerin ne kadar değişken olduğunu göstermektedir.

ABD işgalinden sonra Irak üzerinden dolaylı olarak rekabet ve güç mücadelesi içerisinde olan Türkiye ve İran, Barzani’nin referandum hamlesi sonrasında Bağdat Merkezi Hükümetine destek vermeye başlamıştır. Bu nedenle, Orta Doğu genelinde ve Irak özelinde meydana gelen gelişmeler ile oluşan ittifakların ülkelerin dış politika çıkarlarına bağlı olduğu ve hiçbir ülkenin ‘daimi dost veya düşman’ olamayacağı gerçeği bir kez daha göz önüne serilmiştir.

MAKALENİN DEVAMINI DERGİMİZE ABONE OLARAK OKUYA BİLİRSİNİZ...

Ali SEMİN
BİLGESAM Orta Doğu ve Güvenlik Uzmanı

Go Back

Bu yazı için yorumlar devre dışı bırakıldı.