Menu

ABD-Çin Arasındaki Ticaret Savaşı Tartışmaları

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) 45.Başkanı Donald Trump’ın, “Amerika’yı Tekrar Muhteşem Yapma” mottosunun ekonomik ayağı kendini birtakım korumacı enstrümanlarla göstermektedir. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonraki küresel ekonomik ve finansal düzenin liberal politikalarla yürütülmesinde lokomotif ülke olan ABD’deki yön değişimi şüphesiz ilişkili tüm aktörleri etkilemektedir. Öte yandan, oluşan bu serbest ticaret düzeneğinde, küreselleşmenin tüm imkanlarıyla sistem içinde fakat kendine özgü dinamiklerle yükselen Çin’in geldiği nokta, “Washington Konsensü’ne” karşın “Bejing Konsensü’nü” alternatif olarak sunacak düzeye gelmiştir. Bu arka plan bağlamında değerlendirildiğinde, Başkan Trump’ın Çin’den ithal edilen ürünlere yönelik, “ABD’nin ulusal çıkarlarını korumak” amacıyla ifade ettiği, 2017 yılının sonlarında başlayan ve 2018 G20 Zirvesi’nde akibetinin ne olacağı tüm dünyayı etkileyecek bir dizi ekonomik tehdit ve ek vergi arttırımı süreci ticaret savaşı tartışmalarını da beraberinde getirmiştir.

Ticaret Savaşları genel manası itibarıyla; karşılıklı ihracat-ithalat yapan ülkelerin ithal edilen ürünlere karşı uyguladıkları ek vergiler sonucu misilleme yapılarak tarife haddinin artırılmasından kaynaklanan korumacı ticaret pratiklerinin sonucudur. Aslen, tarihte pek çok kez ticaret savaşı tanımına uyan ekonomik tırmanma süreci yaşanmıştır. Bunlardan en radikal olanlarında baş aktörün ABD olduğunu belirtmek gerekir. Örneğin, 1930 yılında ABD ekonomisini özellikle tarım ürünlerindeki 1929 Krizi’nin etkilerinden korumak için Başkan Hoover tarafından tarım ürünlerinde Kanada ve Avrupa’ya ek vergi uygulaması gerçekleştirildi. Ancak Cumhuriyetçi iki senatör (Smoot-Hawley) bu uygulamaya sanayi mallarının da eklenmesi için bir kanun teklifinde bulundu. Dolayısıyla yaklaşık 20,000 üründe %20 had ile ek vergi uygulandı. 20 ülke ABD’ye ekonomik misillemede bulundu. Ticaret ortakları kendi korumacı tariflerle misilleme yapınca işsizlik iki katına çıktı. 1933’e gelindiğinde ABD’nin Avrupa ile ihracatında %61 düşüş yaşandı. Hoover sonraki seçimleri kaybetti ve yerine gelen Roosevelt 1934’deki bir kanunla uygulamaya son verdi. Smoot-Hawley Kanunu’nun bazı görüşlere göre; 1929 Büyük Buhranı’nı derinleşirdiği ve uzamasına sebep olduğu öne sürülmektedir.

MAKALENİN DEVAMINI DERGİMİZE ABONE OLARAK OKUYA BİLİRSİNİZ...

Sibel KARABEL
BİLGESAM AB ve Asya-Pasifik Uzmanı

Go Back

Bu yazı için yorumlar devre dışı bırakıldı.