Menu

55 YILLIK BİR HİKÂYE: TÜRKİYE-AVRUPA BİRLİĞİ İLİŞKİLERİ

Avrupa Ekonomik Topluluğu’na Temmuz 1959’da üye olmak için başvuru yapan Türkiye, 12 Eylül 1963’te Ankara Antlaşması’nı imzalayarak Toplulukla Yunanistan’dan sonra ortaklık ilişkisi kuran ikinci ülke olmuştur. Bir çerçeve anlaşması olan Ankara Anlaşması’nın ardından 1971’de imzalanarak 1973’te yürürlüğe giren Katma Protokol ise ortaklık sürecinde yapılması gerekenleri belirlemiştir. Tarihlerden de anlaşılacağı üzere Türkiye-AET ilişkileri bu süreçte yaşanılan 1960 askeri darbesi ve 1971 askeri muhtırası nedeniyle aralıklarla devam etmiş, 1980 askeri darbesi ise ortaklıktan tam üyeliğe giden yolu bir kez daha uzatmıştır. Nitekim bu yolu kısaltmak isteyen Türkiye, 14 Nisan 1987 tarihinde AB’ye tam üyelik başvurusu yapmış, ancak henüz gerekli koşulları sağlamadığı gerekçesiyle başvurusu reddedilerek, ilişkilerin Ankara Antlaşması çerçevesinde yürütülmesi uygun görülmüştür.

1990 öncesinde Türkiye ile Avrupa Birliği(AB) arasındaki ilişkiler, askeri darbelerin yanı sıra Soğuk Savaş dönemi koşullarından da etkilenmiş, 1990 sonrası ise değişen uluslararası yapının şartları nedeniyle birçok zorlu sınav vermiştir. Soğuk Savaşın ardından “genişleme”(yeni üyelerin katılımı) ve “derinleşme”(AB içinde ortak politikaları sürdürebilmek için yapılan düzenlemeler)  politikaları AB’ye hâkim olmuş, Merkezi ve Doğu Avrupa ülkelerinin AB’ye katılma süreciyle birlikte AB’nin dikkati kendi içine yönelmiştir. AB’nin başlangıçta altı olan üye sayısı iki kutuplu sistemin çözülmesiyle birlikte içine aldığı yeni üyelerle yirmi sekize  ulaşırken, 1963 yılıyla kıyaslandığında Türkiye-AB ilişkilerinin temel dinamikleri değişmiştir.

MAKALENİN DEVAMINI DERGİMİZE ABONE OLARAK OKUYA BİLİRSİNİZ...

Nurgül BEKAR
Yrd. Doç. Dr., Kastamonu Üniversitesi, İİBF Uluslararası İlişkiler

Go Back

Bu yazı için yorumlar devre dışı bırakıldı.