Menu

Öncesi ve Sonrası Sudan’daki Gelişmeler

Sudan’daki siyasi gelişmeleri değerlendirirken 2011’de yaşanan bölünmeyi dikkate almak gerekir. Zira bugün Sudan’da gerçekleşen protestolara ekonomik durum yani yoksulluk ve açlık neden olmuştur. Sudan gibi tarım alanında geniş ve verimli arazilere sahip bir ülkenin ekonomik kriz içinde olması, bu krizin temel ihtiyaçların dahi karşılanamamasına neden olacak düzeyde yani açlık-yoksulluk düzeyinde etkisini göstermesi Sudan’ın reel gerçekliği ile anlatılamaz. Çünkü Sudan zengin petrol kaynaklarına sahip bir ülkedir. Ve El-Beşir yönetimi Ocak 2011’de Sudan’ı bölünmeye götüren süreci oluştururken petrol rezervinin %70’inin Güney Sudan’a kalmasını sağlayan bir liderdir.

Tek başına bu neden Sudan’ın içinde bulunduğu duruma tesir eden faktör olarak görülemez. Zira ikiye bölünmeden önce de halk yoksuldu ve 2011’den önce de Sudan bu zengin kaynaklara rağmen geri kalmış ülkeler konumundaydı. Bu durum ancak siyasi politikalar ile izah edilebilir. Zengin kaynaklara sahip bir ülkenin gelişmişlik düzeyi bu kadar düşük ise bu, yönetimde olanların Sudan’ı nasıl yönettikleri, sömürgeciler ile nasıl bir iş birliği içinde oldukları ile anlatılabilir.

Sudan 1956 yılından bağımsızlığını kazanana dek İngiltere’nin sömürgesi olarak kalmıştır. İkinci Dünya savaşı sonrası ABD’nin küresel sömürgecilikten pay istemesiyle İngiltere birçok topraktan fiili olarak çekildi ancak nüfuz olarak kalmaya devam etti, Sudan’da kalmaya devam ettiği gibi... Ta ki, Ömer El Beşir 30 Haziran 1989’da tuğgeneral rütbesiyle görev yaptığı Sudan ordusu ile Başbakan Sadık el Mehdi hükümetine darbe yapıncaya kadar. El Beşir, darbeye öncülük etti ve 1993’e kadar Savunma Bakanı oldu. Bu süreçte İngilizlerin Sudan’daki kalıntılarını oluşturan parti ve sendikaların tümü kapatıldı. El Beşir ordu içinde kendisine darbe yapmayı düşünenleri ya tasfiye etti ya da darbeye kalkıştıkları bahanesiyle idam ettirdi. 16 Ekim 1993’te kendisinin de üyesi olduğu darbeci konsey feshedildi ve El Beşir, Sudan Devlet Başkanı oldu. Buradan Ömer El Beşir’in Amerikancı bir asker ve siyasetçi olduğu tespitini çok net şekilde çıkarabiliriz. Çünkü Sudan’da 1989’dan itibaren Amerikan sömürgeciliği ve nüfuzu ağırlığını göstermeye başladı.

MAKALENİN DEVAMINI DERGİMİZE ABONE OLARAK OKUYA BİLİRSİNİZ...

Mahmut KAR
Araştırmacı

Go Back

Bu yazı için yorumlar devre dışı bırakıldı.